Yemekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yemekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Kasım 2012 Cuma

Sebzelerin kızartma yerine fırında pişirilmiş hali...

 CIMG0809
 Fırından yeni çıktı. Dumanı üzerinde...


Bu tarifi  sağolsun Sevgi ablam sayesinde öğrendim.  Patlıcan,kabak,biber ve patatesi bu şekilde yaptığını söyleyince ben de denedim. Üzerine bol domates sosu ile çok güzel  oluyor...

O günden beri  hep bu şekilde yapıyorum...


Kızartmadan hiç farkı yok. Aksine sağlıklı  bir yemek oluyor.

Sevgi ablacığım iyi ki öğrettin. Çokkk teşekkür ediyorummm :)

Malzemeler:

4 adet kabak
3 adet patlıcan
2 adet çarliston biber,
1 adet kırmızı kapya biber,
2 adet patates (isteğe bağlı)
zeytinyağı,karabiber,
pulbiber, tuz

Sosu için:

5-6 domates ( Datça domatesi kullandım)
tuz, zeytinyağı
5-6 diş sarmısak

Yapılışı:

Fırın 200 C de ısıtılmaya başlanır.

Sebzeler iyice yıkanır. Patlıcanlar alacalı soyulur. Kabakları iyice yıkıyorum ve  kabuklarını soymuyorum.
Bütün sebzeler küp küp kesilir. Zeytinyağı,tuz,karabiber ve pulbiber ile harmanlanır.
Yağlı kağıt kesilmiş tepsiye yayılır ve yağlı kağıt ile üzeride kaplanır.

Önceden ısıtılmış fırında 35-40 dk pişirilir.  Bu sürenin sonunda  üzerindeki yağlı kağıt alınır. 5-8 dk  arası açık olarak pişirilir.

Diğer yanda  domatesler rendelenir. Sarmısaklar doğranır. Tuz ve zeytinyağı eklenir. Sosun koyulaşması için pişirilir.

En sonunda sebzeler ve domatesli sos birleştirilir...  

Deneyin pişman olmayacaksınız :)   

Çok lezzetli ve hafif bir yemek oluyor...

Afiyetle ve sağlıkla kalınız...

CIMG0821







2 Şubat 2012 Perşembe

Yumurtalı ebegümeci kavurması...

CIMG8518

Rahmetli babaannem toplardı da yüzüne bakmazdım. Bunu mu yiyeceğiz diye :(

Anlatırdı tatlı tatlı neye iyi geldiğini,nasıl yararlı olduğunu... Çocukluk ve gençlik işte oralı bile olmazdım...

Şimdi ise her hafta pazardan mutlaka alıyorum çeşit çeşit otun yanında...

Severek tüketiyorum. Çok da yararlı... Kısacası bir çok derde deva olduğunu öğrendim :)

Kimi zaman sade olarak, kimi zaman da yumurta kırarak kavuruyorum. Her iki türlü de lezzetli oluyor...

Pazardan bulabiliyorsanız mutlaka alıp denemenizi tavsiye ederim.

Malzemeler

1 Demet ebegümeci
1 soğan
2-3 diş sarımsak
zeytinyağı
yumurta
tuz,pulbiber,karabiber


Yapılışı:

Ebegümeciyi dallarını ve yapraklarını ayrı bir yerde ayıklayıp bol bol yıkıyorum. Sirkeli suda da bir müddet bıraktıktan sonra süzüyorum ve dal kısımlarını ince ince doğruyorum. yaprak kısımlarını doğramıyorum.Bütün olarak bırakıyorum. Aslında büyük yapraklı olanlar dolmalık bile sarılabilir.

Soğan,sarımsak ve dal kısımlarını zeytinyağında kavuruyorum. Hatta ben fazla yağ kullanmak istemediğimden su da ekliyorum kavurma kısmına...

Rengi dönünce bu sefer yaprakları ekleyip kavurma işlemine devam ediyorum. Yaprakları fazla kavurmuyorum vitamini gitmesin diye...

Bir müddet sonra yumurta kırıyorum. Baharatlarını ekleyip ocağın altını kapatıyorum.

Son anda aklıma geldi. Bilmeyenler de olabilir diye yıkanmış yapraklarının fotoğrafını çektim :)

CIMG8480


Herkese sağlıklı,mutlu,huzurlu,bereketli ve sevdikleri ile geçirecekleri bol sohbetli sofralar diliyorum...

Sevgilerimle...


1 Ağustos 2011 Pazartesi

İç baklalı enginar...

CIMG6613 - Kopya1

Enginarlar tükenmeden önce her zaman pazardan almayı tercih ettim. Pazarcımız da o kadar güleryüzlü bir aile... Benim için güleryüz çok önemlidir. Asık suratlı bir satıcıdan hiçbirşey alamam. Mutlaka pazarcılarla sohbet ederim.

O yüzden her hafta alıp yediğim yetmiyormuş gibi deepfreeze de doldurdum :)
Bu sene hiç yemediğim kadar enginar yemiş oldum. Yanımda enginarları soyup hemen limon sıkıyorlar ve su ile doldurup torbalıyorlar...

İç baklalarımı da yine güleryüzlü başka bir pazarcıdan aldım. Yanısıra kendi bahçesinde yetiştirdiği yeşillikleri de alıyorum...

Ben pazarda eğlenen biriyim. Herkesle sohbet eder,hal hatır sorarım. Onlar da benle ilgilenirler...

Kimi zaman enginarları alıp,kendim soydum. Ama uzun sürdü. Elim acıdı. O yüzden soyulmuş olanlardan yana tercihim.

Malzemeler...

3 adet enginar
1 kase iç bakla (kabukları soyulmuş)
1 orta boy soğan
2 dal taze soğan
zeytinyağı
dereotu
tuz
şeker (arzuya bağlı)
su

Yapılışı:

Enginarlar yıkanır tekrar limonlu suda bekletilir.
Diğer yanda soğanlar doğranıp zeytinyağında sotelenir. İç baklaların kabukları soyulup yıkanır onlarda tencereye eklenir. İç baklalar birkaç kez zeytinyağında çevirilir.

Enginarlar da eklenir. Tuz ilave edilir. Bir kesme şeker atılır (isteğe bağlı). Su eklenir ve yumuşayana kadar pişirilir.

Ilındığında servis tabağına enginarlar alınır. Orta kısmına iç baklalar yerleştirilir ve dereotu ile süslenir :)

Herkese hayırlı ramazanlar diliyorum. Sofralarımızdan bereket,bolluk eksik olmasın.

Sağlıkla ve sevgi ile kalınız...

CIMG6621

23 Mart 2011 Çarşamba

Kazayağı otu kavurması...

Cumartesi pazarımızdan her hafta farklı ot çeşitleri almaya çalışıyorum. Pazarda ot çeşitlerinde beğendiğim,güvendiğim tezgahlar var. Her hafta onlardan alışveriş yapıyorum. Nasıl hazırlayacağımı,pişireceğimi de anlatıyorlar.

Cumartesi günleri mutfağımın tezgahı ve masam çeşit çeşit otlarla dolu oluyor. Yıkananlar,yıkanıp süzgeçe alınanlar, suya bastırılanlar,ayıklananlar öğleden sonramı alıyor açıkcası... Buzdolabım hep otlarla dolu oluyor :))


Bu seferde kazayağını önerdiler. yaprakları kazayağına benzediği için bu ismi almış.Karaciğer ve mide için çok yararlı olduğunu,sindirime iyi geldiğini,vücudu mikroplardan koruduğunu,bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini söylediler. Daha birçok da yararı var aslında...

Bu kadar yararından sonra almamam olmazdı.Diğer otlar gibi sadece körpe yapraklarını alıp kullanmıyorsunuz. Sapları ve ot bölümünü olduğu gibi kullanıyorsunuz o yüzden de bereketli oldu...


Malzemeler:

1 bağ kazayağı

1 soğan

2-3 diş sarımsak
2 adet taze soğan

zeytinyağı

tuz,karabiber,pulbiber

1 yumurta (istenirse)


Yapılışı:


6-7 kez suyunu değiştirerek yıkadıktan sonra ıspanak ayıklar gibi sapları ile birlikte doğradım. Tencereye 1 kuru soğan , birkaç diş sarımsak,1-2 adet taze soğan doğrayıp zeytinyağını da ekleyip kavurdum.
Kazayağını da ekledim. Rengi dönünce tuz,pulbiber,karabiber ve biraz su ekleyip kavurmaya devam ettim.
Sonra yarısını ayırdım sade yemek için.

Diğer yarısına da bir yumurta kırıp karıştırdım. Öyle lezzetli oldu ki...


Ebegümecine de bazen yumurta kırarak pişiriyorum çok güzel oluyor. Ebegümeci içine arapsaçı ekleniyor. Dereotuna benzer bir ot çeşidi. Kokusunu sevmedim bir kez aldım sadece...


Önümüzdeki hafta tilkişen almayı istiyorum.



Sağlıkla ve sevgi ile kalınız...

Sevgilerimle...

4 Nisan 2009 Cumartesi

Balık ve salataya ne dersiniz :)))

Hangi tür balık olursa olsun çok severek tüketirim.Buğulama,kızartma,ızgara olsun hiç farketmiyor. Bloguma hiç balık eklememiş olduğuma hayret ettim.

Çocukken hangi deniz ürünü olursa olsun en tazesini yerdik :)) Baba'cığım kendi elleri ile tutar biz çocuklarına sevgiyle yedirirdi :)))
O zamanlarda bolluk vardı. Deniz daha temizdi. Dipleri kazıyacak büyük balıkçı tekneleri bu kadar çok yoktu...

Bizim de kamaralı küçük teknemiz vardı. Tatillerde babam yanında beni de balık tutmaya götürürdü. Hem tekneyi kullanmayı öğrendim,hemde balık tutmayı. Çok oltayı sardırmışımdır :)))) Bunun yanı sıra babamla birlikte teknede yediğimiz peynir,karpuz keyfine de diyecek olmazdı :)) Çok özlüyorum :))
Çocukken palamut için dörtlü balık getir baba derdim. Dilinince 4 parça göründüğü için olsa gerek...

Pavuryanın bacaklarından babam bize kolye yapardı severek takardık :))
Bizim evde anlayacağınız en çok balık tüketilirdi :))
Babam çok güzel lekârda yapar :)) Bayılarak yerdik :)) Boğazda oturmamızın da bunda etkisi çoktu tabii...


İstavriti çok severim. İstavritte maalesef kızartma olunca çok güzel oluyor... Çıtır çıtır kızarmış :))) Yanında da bol yeşil salata ile harika :)))

Uzun zaman önce çekmişim bu fotoğrafı da paylaşmak istedim sadece...


Sağlıkla ve sevgiyle kalınız...

Herkese güzel bir hafta sonu diliyorum...

22 Kasım 2008 Cumartesi

Kabak Kavurma


Kabak kavurmasını Sevgi Ablamdan öğrenmiştim. Ben de o günden beri ara ara yaparım. Oğlumun sebze ile arası olmadığı için ben kendime göre yapıyorum.

Fotoğraf için gün ışığından fazla yararlanamıyorum.Bu fotoğrafı da akşam çektiğimden istediğim gibi çıkmadı.

Dışarıda öyle bir lodos var ki... Her yer uçuyor sanki.Hava almak için camı bile zor açıyorum. Akşam yağmurla birlikte de hızlı bir soğuma olacakmış :(
Karaköy'deki kadıköy iskelesi batmış :(( Haberi ağzım açık izledim. Nasıl olur diye...
Marmara bölgesinin çeşitli yerlerinde lodos çok etkili.Yurdumuzun hemen her yerinde lodos etkili olmuş. Havalar soğuyor hastalanmamak için daha dikkatli olmalıyız.

O yüzden bugün evden çıkmak içimden gelmediği için bir yandan temizlik,yemek,kitap okuma,internette biraz gezinti öyle vakit geçireceğim gibi gözüküyor.

Gelelim kabak kavurmasının yapılışına :)))

Malzemeler:

4-5 kabak
2 diş sarımsak
1 soğan
zeytinyağı
tuz,pulbiber,karabiber
nane,dereotu

Yapılışı:

Kabakların kabuklarını soyup,yıkadıktan sonra ortadan ikiye kesip doğruyorum. Diğer yanda teflon tavaya zeytinyağı,soğan ve sarımsak ekleyip soteliyorum. Kabakları ekleyip kapağını kapatıp kısık ateşte saldığı suyu çekene kadar pişiriyorum. Sonra nane,tuz ve baharatları ekleyip biraz daha pişiriyorum. En son dereotunu katıp ocağın altını kapatıyorum. İstenirse bu aşama da bir yumurta da kırılıp,karıştırılır. Öyle de çok lezzetli oluyor :))

Hem fazla masrafı olmayan,hemde lezzetli bir yemek ortaya çıkıyor :))
Tabii kabak sevenler için bu tarif :)

Sağlıkla ve afiyetle kalınız.

Herkese güzel bir hafta sonu dilerim :))))

23 Eylül 2008 Salı

Yalancı Kebap


Cumartesi gününden beri keyifsizliğim,yorgunluğum ,halsizliğim vardı. Hafta sonunu dinlenerek geçirdim. Pazartesi işe zor gittim.Öğleden sonra izin alıp, doktora gittim. Farenjit olmuşum :(

Bugün de işe gitmeden önce tahlillerim vardı onları yaptırmak için sağlık ocağına uğradım. Kolumdaki damarlar ince olduğu için hemşireler kan almakta zorlanıyorlar. Bugün kollarım delik deşik oldu :(( En son artık elinizin üzerinden alacaz,ama bu canınızı daha çok yakar dedi hemşire ... Son bir kez daha denedik koldan neyseki oldu bu sefer :((

Hemşire nasıl özür diliyor,canımı yakıyor diye... Acemi falan da değil... İşini layıkıyla yapmaya çalışıyor. Ama yapacak bir şey de yok. Kolum morarmaya başladı bile...

Gelelim şimdi yalancı kebabımıza; bu tarifi seneler önce Antepli bir tanıdığımız Faruk abiden öğrenmiştim. Kulakları çınlasın . Rahmetli babası da çok güzel yemekler yapardı.

Bir gün onlara uğradığımızda yemekleri azdı. Faruk abide hemen bu kebabı kısa sürede hazırlamıştı. Bizde hmmmmmmm diyerek yemiştik :))

O gün bu gündür bende ramazan ayında pide bayatlayınca bu güzel tarifi yapıyorum. Oğlum da severek yiyor. Kısa sürede hazırlanması da işime geliyor. Lezzetli ve doyurucu bir yemek ortaya çıkmış oluyor böylece... Yosunbuka'cığım sana söylediğim bu kebap işte canım :))

Malzemeler:

pide
salçalı sos (baharatlı olabilir)
sarımsaklı yoğurt
soğan ve baharatlarla kavrulmuş kıyma (kavururken hiç yağ kullanmam kıymanın yağı yeterli)
pul biber,maydanoz

Yapılışı:

Kısaca tarif edeyim pideler küp küp kesilip,tabağa alınır. Üzerine salçalı sos dökülür. Onun üzerine de sarımsaklı yoğurt ve kavrulmuş kıyma. İsterseniz üzerine pul biber dökebilirsiniz. Maydanozla süsleyebilirsiniz. İsteğinize kalmış nasıl isterseniz öyle süsleyin :)) Ama deneyin ve afiyetle yiyin lütfen :))

Yerken de beni hatırlayınız :))

Afiyetle ve sağlıkla kalınız. Bereketli,bol paylaşımlı sofralarımız olsun.

14 Eylül 2008 Pazar

Mercimek çorbası


Bizim evde en çok yapılan çorbalardan biridir. Kimi zaman el blenderinden geçirip yaparım. Kimi zamanda pirinç ve soğan ilavesiyle ama blenderden geçirmeden pişiririm. İftar sofraları içinde güzel bir seçenek oluyor.

Bu yaptığım çorbayı blenderden geçirip hazırladım. Hepimizin yaptığı mercimek çorbası zaten vardır. Ben de naçizane yaptığım şekliyle tarifimi vereyim :))

Malzemeler

2 su bardağı kırmızı mercimek
zeytinyağı
pulbiber,karabiber,bol nane
tuz
su


Yapılışı:

Mercimekleri yıkadıktan sonra üstünü 2-3 parmak geçecek kadar su ilave edip haşlıyorum. Suyunu çekerse sıcak su ilave edilebilir. Haşlandıktan sonra sıcakken hemen el blenderinden geçiriyorum. Tekrar ocağın altını yakıp zeytinyağı,pulbiber,karabiber,tuz,bol nane döküp bir iki taşım daha kaynatıyorum.
Servis yaparken de üstüne biber ve nane ile süslüyorum. Kimi zamanda fırında kuruttuğum ekmeklerle servis ediyorum.


Hayırlı İftarlar...

Afiyetle ve sağlıkla kalınız... Sofralarınız her zaman bereketli ve bol paylaşımlı olsun.


28 Ağustos 2008 Perşembe

Hindi Sote


Sıcaklar hala devam ediyor :(( Nem oranı yüksek ve tabii benim evim de çok sıcak hele mutfağım daha da sıcak oluyor. 2 gündür de sularımız kesik :(( Bende korkmuştum sular kesilmeye başlıyacak diye... Meğer Anadolu yakasında borular değişiyormuş duyduğuma göre o yüzden çoğu yere su verilmemiş.

İnşallah en kısa zamanda yağmur yağarda hem hava serinler, hemde su kesintisine maruz kalmayız. Korkuyorum suyu kesecekler diye... Malum İstanbul'un suyuda çok kalmadı :((

Bu yüzden bu aralar pratik yemekler yapmayı tercih ediyorum. Pişirmesi ve yıkaması kolay olsun diye...

Bizim evde bana ayrı Onur'uma ( oğluşuma) ayrı yemek pişer. Ben sebze ağırlıklı, o da et ağırlıklı yemeyi seviyor. Hindi veya tavuk sote kurtarıcım oluyor sevdiği pilavın yanında :))

Gelelim tarifimize :

Malzemeler :

1/2 kg hindi veya tavuk eti
1 soğan
2 diş sarımsak
kekik,tuz,köri,pulbiber,karabiber
zeytinyağı

Yapılışı:

Soğanı piyazlık doğrayıp teflon tavaya alıyorum.Sarımsaklarıda küçük küçük doğruyorum.Zeytinyağı ekleyip soğan ve sarımsağı biraz kavurduktan sonra doğranmış,yıkanmış, süzülmüş eti ekleyip karıştırıyorum sonra kapağını kapatıp kendi suyunu salıp çekene kadar pişiriyorum.

Sonra kekik,köri (olmazsa olmaz çok yakışıyor) pulbiber,karabiber,tuz ekleyip karıştırıyorum. Baharatların birbirine karışması için biraz daha pişiriyorum. Sonra da servis tabağına alıyorum.
Yanında da bol karışık bir salata :)) Daha ne olsun değil mi?

Pişme süresi hem kısa,hem de ansızın gelen misafirler için de pratik bir yemek oluyor :))

Tabii elimizin altında malzememiz olduktan sonra kolay...

Sofralarımız paylaşımlı ve bereketli olsun. Afiyetle ve sağlıkla kalınız :))))))

10 Ağustos 2008 Pazar

Çiya'da Akşam Yemeği


Arkadaşlarımla Kadıköy'de buluştuğumuzda "bu akşam nerede yemek yiyelim ? " diye konuşurken "Çiya'ya gidelim" dedik. Ne zamandır gitmemiştim :)))

Neler mi yedik? Karışık bir salata aldık. Zahter salatası, Avrat salatası, (onların söylemesi) deniz fasulyesi,acıbiber dolma ve yaprak sarma vardı tabağımızda :))))

Zahter salatasını ilk defa yedim ama çok güzeldi.

Ana yemek olarak Vişneli Kebap'tan yedik; müthişti... Yukarıda fotoğrafını da görüyorsunuz. Kurutulmuş patlıcan dolmasından da yedik, oda çok güzeldi :))))

Yemekten sonra demirhindi ve karadut şurubu ikram ettiler ama fotoğrafını çekmemişim, renkleri ve tadı çok güzeldi :)))))

Ardından Teleme diye bir tatlı yedik(İncir dondurması diyorlar) süt ve incirden yapılmış o da güzeldi :)) Bir taneyi kaç kişi ancak bitirebildik; çok geldi :)))))))))))))))

Ardından yediklerimiz bizi rahatsız etmesin diye kekik çayı da ikram ettiler. Kekiği severim ama çayını içmemiştim. Hoşuma gitti ve artık evde o da yapılacak demektir :)))))

Çiya'ya gitmeyenlere tavsiye ederim...

Afiyetle ve sağlıkla kalınız...

8 Ağustos 2008 Cuma

Ekşili Kabak

Öğle yemeklerimi Evce Mutfak dan sipariş ediyorum ve afiyetle yiyorum.Hem çok lezzetli yemekleri,hemde dışarıya da paket servisleride var... Ben öğlen yemeklerimi genelde işyerim de yiyorum:((( Bir gün ekşili kabak istedim yerken mayhoşluğu çok hoşuma gitti:)) O gün bu gündür günlük menülerinde olduğu sürece tercihim bu yemek oldu:))

Evce'nin sahibi Meral Hanım'la konuşurken(çok tatlı bir sesi var ve kibar biri) tarifini istemeyi de unutmadım arkadaşlar:)) yaparım bir gün diye ama hala kısmet olmadı.Kırmadı beni hemen tarifini paylaştı.Kendileride yanlarında çalışan Erzincan'lı bir hanımdan öğrenmişler:))
Bugün yine bu yemeği isterken fotoğrafını çekeceğimi söyledim ve arkadaşlarımla paylaşıcam dedim:)) Meral hanım da renkler uyumlu olsun diye yeşil bir tabağa koyup göndermiş...Çok teşekkür ederim:))Bu yemek maalesef benim mutfağımdan çıkmadı.Ama en kısa zamanda yapılacaklar arasındadır:))
Meral hanımdan aldığım tarife göre veriyorum ama maalesef ölçülerimizi kendimize göre ayarlıyacaz...Çünkü onlar çok fazla miktarda yaptıkları için sadece malzemeyi ve yapılışını öğrendim:))

Malzemeler:

kabak
nohut(haşlanmış)
soğan
domates (kışın salça)
zeytinyağ
nane,dereotu
limon
tuz ve pul biberde konulabilir.


Yapılışı: Soğanlar yağda çevrilir rengi dönene kadar,sonra kışın salça,yazın domates konur...Üzerine nohutlar eklenir su ilave edilir...tuzu eklenir daha sonra kabaklarda konur...Limon sıkılır ve yemek pişirilmeye bırakılır...Piştiği zamanda yağda nane yakılır ve üzerine dökülür.Dereotu ile süslenir:)) Umarım birşey unutmamışımdır yazarken:((

Yolunuz bir gün Kozyatağına düşerse öğle yemeği için Evce Mutfağa uğrayabilirsiniz:))


Evce Mutfak
Kozyatağı
216 362 25 87

Afiyetle ve sağlıkla kalınız... Güzel bir hafta sonu dilerim herkese:))

4 Ağustos 2008 Pazartesi

Gezdiğim yerlerin yanı sıra oğlum içinde yaptığım Et sote ve tel şehriyeli pilav

Bu aralar yoğun çalışıyorum ve fırsat buldukça da geziyorum:)) Tatilden döndükten sonra Temmuzda Moda Deniz Kulubündeki Dolunay gecesine katılmıştık:)) Sanatçı Levent Yüksel di... Müziğine diyeceğim yok çok güzel... ama sahne performansı yok maalesef...Yazamamıştım çünkü fotoğraflar da iyi çıkmamıştı(Ben fotoğraf makinamı yanıma almayı unutunca cep telefonuyla çektim )ama iyi çıkmadığı için eklemedim.Ambians muhteşem zaten...Yemekler de güzeldi:))

Sonraki hafta da Adana Yüzevler kebapçısına gittik Göztepe'deki şubelerine...Kebapları zaten muhteşem,mezeleri de öyle... Garsonlar ilgili...Herşey çok güzeldi.Ama ben yine fotoğraf makinamı almayı unutmuşum... Bu aralarda hep böyle yapıyorum çanta değişikliği olduğunda unutuyorum:((

Dün de yine yorucu bir günün ardından Avrupa yakasına geçtik. Yeniköy spor kulubü tesislerinde çaylarımızı içtik ve ordan taksime geçtik...Çiçek pasajına ne zamandır gitmek istiyordum bizde dün Nevizadeye gittik:))

Nevizade sokakta Boncuk Restaurant var mezelerinin çok güzel olduğunu söyledi sevgili arkadaşım...Ben ilk defa gittim.Davetliydim:)) Zeytinyağlı fesleğenli mezgit yedim muhteşemdi:)))) Diğer mezeleride öyleydi... Çipura yedik oda nefisti... Müşterinin isteği doğrultusunda müzik programı da yapılıyor.Ben çok eğlendim ve güzel bir yemek yedim... Tavsiye ederim:)) Ve yine fotoğraf çekemedim çekmek de zor olurdu çünkü kalabalık bir meyhane...Alanı da dar... Ama bundan sonra fotoğraf makinemi yanımdan ayırmayacam söz:))

Gelelim artık yaptığım yemeklere:)) Bizim evde bir çeşit pilav pişer o da tel şehriyeli olandır.Başka çeşit yapılmaz çünkü Onur bey yemez...Arpa şehriyede istemez illaki tel şehriyeli olacak:))) Tabii bende anne olarak onun isteklerine saygı gösterir ve pişiririm.Et yemeklerine bayılır:)) Bende yaptığım gibi tarifleri vereyim en iyisi:)))))


Et Sote:

Malzemeler:

Zeytinyağı
1/2 kg sotelik et
1 soğan
kekik,pulbiber,karabiber,tuz
1 çorba kaşığı domates salçası
Sarımsak da eklenebilir.(bazen ekliyorum)


Yapılışı: Eti yıkayıp tencereye alıyorum.Suyunu salıp çekene kadar pişirip sonra zeytinyağı ve soğanı ekliyorum soğanların rengi dönerken salçayı ekliyorum biraz daha pişirip sonra da baharatları ekliyorum. Üstünü geçecek kadarda sıcak su ekleyip, pişmesine yakın tuzunu ekliyorum.Pişene kadar ağzı kapalı kısık ateşte pişiriyorum.



Tel Şehriyeli Pilav:

Malzemeler

2 su bardağı pirinç (1/2 saat sıcak ve tuzlu suda bekletilecek)
1/2 su bardağı kadar tel şehriye
3 su bardağı sıcak su
tuz
Tereyağ ve zeytinyağ karışık kullanıyorum.

Yapılışı: Tencereye tereyağ ve zeytinyağı ekliyorum tereyağ eridiğinde tel şehriyeyi ekleyip rengi döndükten sonra yıkanmış ve suyu süzülmüş pirinçleri ekleyip 2-3 dk.kavuruyorum.Sonra da sıcak suyunu koyup,tuzunu ilave edip kısık ateşte pişiriyorum.

Not:Tavuk haşladığım zamanda suyu soğuyunca buz kalıplara koyup donduruyorum.Donduktan sonra cam kaseme koyup veya poşetler de olabilir... Deep freeze de saklıyorum.Yemeklerde ve özellikle pilav da kullanıyorum. Böylece ne kullandığımı da biliyorum. Ev yapımı tavuk bulyon:))İçim de rahat ediyor...


Afiyetle ve sağlıkla kalınız...

30 Temmuz 2008 Çarşamba

Zeytinyağlı Çalı Fasulye

Çalı fasulyeyi çok severim. Her hafta mutlaka pişiririm.İşyerime yakın Kozyatağı pazarına uğrarım cuma günleri iş çıkışı...Pazara gitmeler yazın daha çok oluyor,kışın fazla gidemiyorum.Evime yakın pazara yıllardır gitmedim.Belki ayak alışkanlığımıdır nedir? Ama Kozyatağı pazarını çok severim. Hangi sebzeyi ve meyvayı kimden alacağımı bilirim. Bir keresinde hocam bu hafta geç kaldınız dediler:)) Ben de sadece kafa sallamakla yetindim gülerek:)) Herhalde beni öğretmene benzetiyorlar ne güzel:))

Sıra geldi fasulyeyi nasıl yaptığıma:))) Ben zeytinyağlı olarak taze fasulye olsun,barbunya olsun hep çiğden yaparım.Kısık ateşte...Pişirirken kapağını fazla açmam ve soğuyana kadar da tencerede kapağı kapalı olarak bekletir sonra servis tabağına boşaltır ve dolaba kaldırırım. Çok da lezzetli olur:))

Malzemeler:

1 kg çalı fasulye
2 soğan
4-5 domates (büyüklüğüne göre küçükse daha çok)
tuz
zeytinyağı ( baş tacım:))
1 tane kesme şeker
(İstenirse 1-2 diş sarımsak konulur)

Çalı fasulyeyi yıkayıp,süzüyorum ve ayıklıyorum. Soğanları yemeklik doğrayıp tencereye alıyorum.Üzerine domatesleri rendeliyorum.Zeytinyağını koyup, fasulyeleri yerleştiriyorum ve en üste de tuz ve 1 tane de kesme şeker atıyorum. Çok az da su ekleyip kapağı kapalı olarak yukarıda belirttiğim gibi pişiriyorum.(Bazende 1-2 diş sarımsak koyarım)

Afiyetle ve sağlıkla kalınız...

25 Temmuz 2008 Cuma

Soslu Tavuk,Soslu Spagetti ve Cacık

Arkadaşlarım dedi ki: Kızım sen yemek yapmıyor musun? Niye onları da eklemiyorsun bloguna dedikleri için bende söz dinleyen biri olarak yaptığım yemekleri de eklemeye karar verdim:))

Ben yemeklerimi genelde göz kararı yaptığım için ölçü veremiyecem.Sadece yaptığım gibi anlatmak istiyorum. Yemeklerimde başrol aktörüm tabii ki zeytinyağım... Olmazsa olmazım:))

Soslu tavuğuma gelince ben şöyle yapıyorum. Bir gece önceden veya sabahtan tavukları yıkıyorum sonra onları pulbiber,karabiber,köri,kekik ve tuzla harmanlayıp dolaba kaldırıyorum.
Yapacağım zamanda teflon tavaya çok az yağ koyup tavukları yerleştirip orta ateşte kapağı kapalı olarak pişiyorum.Gerçekten çok lezzetli oluyor sos ta bekledikçe.Ben bunu Bodrum'da arkadaşlarıma yaptım döndükten sonra telefon geldi senin yaptığın tavuk nasıldı anlatıver dediler:)) tabii ben de ağzım kulaklarımda anlattım onlarada...(Tatilde de boş oturmadım bol bol misafir ağırladım:))) Dostlarım sağolsunlar beni hiç yalnız bırakmadılar) İyiki varsınız:))) Çok basit ama çok lezzetli bir tariftir. Denemenizi tavsiye ederim.
Diyet içinde çok uygun bence:)))

Bizim evde çok fazla makarna tüketilmez.Onur yemiyor pilavı daha çok tercih ediyor.Misafirimiz vardı bende bundan fırsat bilerek yapmaya karar verdim. Neyse Onur bey ses çıkarmadan yedi. Bu sosla yaptığın için yiyorum yoksa yemem dedi ve arkadaşı döndü baktı ona makarna sevilmez mi yaaa dedi:))

Soslu spagetti içinde önce tuzlu suda 12 dk haşlıyorum. Diğer yanda soğanı piyazlık doğruyorum.Sarımsakları da küçük küçük doğruyorum ve zeytinyağıyla pembeleştiriyorum.Bu sefer domates yerine 1 kaşık salça ekledim karıştırdım.Biraz sıcak su ekledim kaynarken kekik,nane,pulbiber,karabiber,tuz,kimyon ekleyip(evde ne baharat varsa ekliyorum) biraz daha kaynatıp sonra süzdüğüm makarnaları ekleyip karıştırıyorum.Çok lezzetli bir sos oluyor...

Ben cacığı koyu severim.Salatalıkları küp küp doğradım,içine 2 diş sarımsak rendeledim.Tuz ekleyip az su ile karıştırdım sonra kaselere bölüştürdüm.Evde taze nane kalmamış bende kuru nane ve zeytinyağı dökerek süsledim.

Afiyetle ve sağlıkla kalınız.